10 Nisan 2015 Cuma

Bursa Ulu Camii ve Yapılış Hikayesi...

    Bursa şehrinin en görkemli ve heybetli camilerinden biri olan Ulu Camii, Evliya Çelebi nin ifade ettiği gibi Bursa nın Ayasofyası dır.
    Ulu Camii nin mimarı olan Ali Neccar camiyi Bursa henüz ismine yaraşır şekilde yemyeşil iken 1396 - 1399 yılları arasında inşa etmiştir. Bir rivayete göre; Osmanlı Döneminin 4. padişahı olan Yıldırım Bayezid Niğbolu Savaşını kazanmak için Allah a adak olarak 20 cami yaptırmayı adamış ve Niğbolu Zaferinden sonra da damadı Emir Sultan fikri üzerine 20 cami yapılması yerine 20 kubbeli bir cami yapılmasına karar vermiş. Ancak bir dizi tatsız olay yaşanmış. Sultan savaş ganimetleri ile yaptıracağı camiyi henüz yaptıramadan, 1402 deki Ankara Savaşında esir düştüğünden Timur camiyi ahır olarak kullanmaya başlamış.

    Hemen ardından bir yıl sonra 1403 te Moğol Şeyhi Emir Bedrüddin camiyi yaktırmış. Bu caminin tarihindeki ilk yangın. Sonrasında Karamanoğlulları beyliğinden Mehmet Bey in 1413 teki kuşatmasında tekrar yanan Ulu Cami, her tarihte izler almaya devam etmiş. En sonunda Yıldırım Bayezid in oğlu I. Mehmet babasının başladığı işi devam ettirerek caminin onarımını sağlamış ve 1421 de tamamen ibadete açılmış.
    Bursa nın geçmişinde oldukça hasar bırakan tabiri caizse yerle bir eden, 1862 büyük depreminde Ulu Camii nin de 20 kubbesinden 17 si yıkılmış ve sonra tekrar tamir edilmiş. 1889 daki yangında da hasar görmüş ancak her şeye rağmen tüm haşmetiyle bu günlere dek uzanabilmiş. Sağlam ve güzel işçiliğiyle kendine özgü bir benzersizliği olan, kuzey, güney, doğu, batı tüm yönlere bakan 4 kapısı olan bir camii.
    Bursa Ulu Cami nin tam ortasında 65 metre kare genişliğinde bir şadırvan yer alıyor. Cami için yapılacak yer istimlak edilirken bu şadırvanın olduğu yer bir hanımınmış ve vermek istememiş ancak o toprak parçası ondan zorla alınmış. Sonra bu zorla alınan toprağın üzerinde namaz kılınmaz diye düşünülerek onun olduğu yere büyükçe bir şadırvan yaptırılmış. Bu geçmişten beri süregelen doğruluğu tam kesin olmayan bir hikaye.
    Bir diğeri ise; caminin inşaatında çalışmış iki kişi. Karagöz ve Hacivat... Tarihte büyük yerleri olan, bu iki ters mizaçlı dost, inşaat esnasında çalışanları eğlendirmeleriyle tanınırmış ancak sonrası bilindiği gibi pek iyi bitmemiş. Ancak anıları yıllara yayılarak devam ettirilmiş, günümüze dek oyunlarında bu sitemleri, eğlenceli bir dille hep anlatılmış hala da anlatılmakta...
   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder