karadeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karadeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2015 Cuma

Karadenizin Doğusunda Gezebileceğiniz Mükemmel Yerler

    Aslında tüm şehir ve yörelerimizin tarihi güzelliklerini gezmeden yurtdışını gezmeye başlamamalıyız. Ama olur ya bazen karşımıza ani fırsatlar çıkabiliyor ve bu sayede farklı yerler görüp, gezebilme şansına da sahip oluyoruz ve biliyoruz ki yurdumuz nasıl olsa cepte önce şu fırsatla dünyanın şurasını gezeyim Türkiye de nasıl olsa her zaman gezerim diyoruz; aslında bu yanlış. Çünkü böyle diyerek görmek istediğimiz çoğu yere zaman ayırmıyor ve erteliyoruz. Anadolu nun tarihi ve kökenleri çok derinlerde. Ertelediğimiz yur tiçi gezi ve tatillerimizi en yakın zamanda gerçekleştirmek için planlar yapmalıyız.
    Doğu Karadeniz zaten muhteşem doğasıyla her daim bizi ferahlatıp, büyülemeye devam ediyor. Sahil kenarları ayrı güzel, dağları, nehirleri apayrı güzellikte. Bu muhteşem coğrafi güzelliklerin altında tabi bir de yıllara meydan okumuş tarih ve kültürler barındırıyor. Karadeniz insanı hem cana yakın, hemde renkli kişilikleriyle insana evindeymiş gibi hissettiren davranış yapısını yıllar boyunca hiç kaybetmemiş. Bölgesel coğrafi koşullarının zorluklarına aldırmadan çalışan bu insanların, yaşadığı dünyayı keşfetmeye zaman ayırmalıyız.
    Gezmeniz gereken önemli şehirlerin başında Trabzon geliyor. Bir Ayasofya Müzesi de bu şehrimizde yer alıyor bunun yanında muazzam mimarisiyle Atatürk Köşkü ve çeşitli Bizans Kiliseleri görmeniz gereken yapılardan. Doğu Karadeniz de gezinize devam ettikçe ünlü Akçaabat Köftesinin olduğu Akçaabat ta mola verip, bir porsiyon lezzetli köfteden yiyerek yolunuza devam edebilirsiniz.
    Dünyanın en uzun ikinci mağarası kategorisinde yer alan ve deniz seviyesinden 1050 metre yükseklikte bulunan devasa Çal Mağarası gezmeniz gereken bir sonraki durağınız. İçerisinde turistler için gezi platformları yapılmış, mağara hem çok fotojenik hem de burası aynı zamanda bir yer altı su kaynağı olma özelliği de taşıyor. Trabzon Düzköy İlçesine 5 km uzaklıkta konumlanmış Çal Mağarası; 2000 yılında Trabzon İl Özel İdaresi tarafından yapılan düzenleme çalışmaları ile günümüzdeki turistik halini almış.
    Gezilesi bir mağara daha var bu da Karaca Mağarası; ünlü sarkıt, dikikleri, org desenli duvarları ve doğal traverten basamaklarıyla, mağara çiçeklerini görüp, inceleyebilirsiniz. Gümüşhane ye 17 km uzaklıkta yer alıyor.
    Gitmişken yılın 5 ayı boyunca karlı kaplı olan Zigana Geçidini görmeden dönmeyin. Trabzon a 120 km uzaklıkta kalırken, Gümüşhane ye 60 km uzaklıkta yer alıyor. Zigana Geçidi nde bir çok tesis yanı sıra bir kayak tesisi de bulunuyor.
    Çocukluğumuzdan beri coğrafya kitaplarımızdan, kartpostallara dek resmini her yerde gördüğümüz Sümela Manastırı tabiki gezilecek yerlerin olmazsa olmazı. Bu manastırın inşa edildiği tarih M.S. 365-395 yılları arasında olduğu düşünülüyor. Mimari açıdan Kapadokya kiliselerinin tarzını andırıyor. Bulunduğu konum ve dağlara yapılması açısından çok ilgi çekici ve o kadarda saygı uyandırıcı bir yapı olma niteliğinde. Altındere Milli Parkı sınırları içinde yer alan Sümela Manastırı 1300 metre yükseklikte her yere hakim görüş açısıyla gelen misafirleri selamlıyor.
    Tüm bunların yanında Trabzon Kalesi ve nefes kesici manzarası ile Uzungöl görülesi yerlerden. Yine bu taraflara madem yolunuz düştü mevsimine göre Trabzor Çaykara daki Karaster Yaylasının bol oksijenli atmosferinde tüm kenarda köşede kalmış streslerinizden arınabilirsiniz.
    Şimdi diyorsunuz ki senede zaten bir kere iznim var, onda da biraz yüzeyim, güneşleneyim; deniz, kum ve bol güneşli tatil hepimizin favorisi evet ama burada da ruhunuzun beslendiğini hissedeceksiniz ve iyiki plajda yatacağıma gelip buraları gezmişim diyeceksiniz. Çok yağmur çamur sevmiyorsanız yazın tam ortasında yapacağınız bir ziyaret en uygunu olacaktır.

8 Şubat 2015 Pazar

Muhteşem Karadeniz Yaylaları _Bölüm 2_

     Herkese güzel bir Pazar sabahından günaydın; geçen Pazar yayınladığım birbirinden güzel Karadeniz Yaylaları yazım çok beğenilmişti. Zaten öyle güzel yerleri beğenmemek elde değil. İstekler üzerine bu hafta ikinci bölümünü hazırladım. Bu gün de birbirden yeşil ve bol oksijenli yaylalarımızdan kalanları anlatacağım.

Artvin, Kız Gölü ve Efsanesi
    Artvin ilimiz her ne kadar batı illerimizdekiler için çok uzak, gidilmez gibi görünse de, mutlaka gidip gezmelisiniz. Oradaki kaliteli oksijen biz şehir insanlarına ilk başta fazla bile gelebilir. Ama eğer o yaylalarda bir ay yaşasaydınız şehre döndüğünüzde herkes yüzünüzdeki sağlığın farkını anlayabilirdi. Artvin in Kız Gölü; Gençiyan Dağlarının eteklerinde bulunuyor ve efsanesine göre, günün birinde güneşin doğuşu sırasında göle yaklaşan bir çoban çok güzel bir kız görmüş, güzel kız gölün kenarındaki kayanın üzerinde saçlarını taramaktaymış, çoban bir süre sessizce kızı izlemiş ama kız çobanı fark ettiği an suya dalarak kaybolmuş. Çoban kıza o an aşık olmuş göl kenarında kızın tarağını bulmuş ancak kızı görememiş evine dönmüş, günlerce, geceler hep onu düşünmüş, zamanla hastalanmış ve köyün yaşlılarından bir nine tarağı aldığı yere götürüp bırakmasını söylemiş, efsaneye göre de göldeki kız bir periymiş. Bu tarz efsane ve hikayeler, eskiden büyüklerimizden de duyduğumuz olmuştur. Artvin e yolunuz düşerse Kız Gölü ne görmeden gelmeyin derim.                                                               Trabzon Hıdırmebi Yaylası
     Trabzon un Akçaabat İlçesine bağlı Sertkaya köyünde yer alan Hıdırnebi Yaylası 1600 metre yükseklikte yer alıyor ve bünyesinde turistik tesisler bulunuyor olmasıyla da konuklarına doğal hayatı, mis gibi havayı ve aynı zamanda konforu bir arada sunuyor. Her yıl 20 Temmuz tarihine dek devam eden Hıdırnebi Kayalıkları arksında şenlikler düzenlenmektedir. Başlangıç tarihleri ise her yıl değiştiğinden dolayı tam bir kesinliği yok. Bu aslında yayladan dönen çobanların her yıl ürettikleri ürünleri pazarladığı, çevre köylerde bulunan köylülerinde bu ürünleri almaya geldiği zamanlara denk geldiği düşünülüyor. Yazı ayrı güzel, kışın karlı manzarası ayrı güzel. Bu yaylaya ve şirin tesise gidip, huzur neymiş görmek gerekir.
Rize Pokut ve Sal Yaylası
    Geçen haftaki yazımda anlattığım Çamlıhemşin Bölgesinin üst tarafında kalan 2100 metre gibi bir yükseklikte bulunan Pokut Yaylası olduğu gibi Palovit ana vadisine bakmaktadır. Muhteşem bir manzarası bulunan yer eğer fotoğraf tutkunu iseniz kesinlikle gitmeniz gereken ve doğa yürüyüşçüleri içinde popüler bir parkur durumundadır. Zaman zaman sisli oluşu fotoğraflarınıza mistik ve gizemli hava katacaktır. Yayladaki evler 100-150 yıllık tarihe sahip. Sal Yaylası buradan 15 dakika uzaklıkta yer alıyor.
Çorum- Abdullah Yaylası
    Çorum ilinin en yüksek dağı olan Köse Dağı nın eteklerinde Kargı ilçesinde bulunuyor. Treking tutkunları için değişik ve güzel parkurları var. Kendine özgü bitki örtüsü ve sarıçam karaçam ağaçlarının bol oksijeni eşliğinde  ve tertemiz dağ suyunun bulunduğu bu yaylada 22 yataklı konaklama tesisi, 120 kişi kapasiteli restoran ve hemen hemen 1000 kişilik de piknik alanı bulunuyor.
Samsun Aktaş Yaylası
    Yeşil sırtlı vadilere bakan bu yayla hem çok fotojenik hem de el değmemiş doğallıkta. Çam ağaçları ve yayla zeminindeki kır çiçekleri oradan hiç ayrılmak istememenizi sağlayacak. Ayrıca mesire yerleri ve yayla evleri de bulunan Aktaş Yaylası tamamende ıssız olmayışıyla ziyaretçilerine daha korunaklı ortam sunuyor.
Kastamonu Dereyayla Bölgesi
    Burası tam manasıyla bir yaylalar bölgesi bölgede 7 tane yayla yer alıyor. Hepside yemyeşil, yine çam ormanları ve onların ortasındaki yemyeşil çim arazilerdeki tipik ahşap mimarili yayla evleri. Ayrıca bu yaylalar en düşün yükseklikte gidilmesi daha kolay olan yerler.
Rize, Anzer Yaylası
    Şifalı Anzer balı ile ismini duyduğumuz Anzer Yaylası, Rize ye 54 km uzaklıkta yer alıyor. Her yıl bir çok yerli ve yabancı turisti muhteşem doğası ve birbirinden güzel türde çiçekleriyle kendine çekiyor. Doğa sporlarına da çok uygun olan Anzer Yaylası, treking, zirve tırmanı ve yamaş paraşütü gibi sporlar yapmaya oldukla uygun.

1 Şubat 2015 Pazar

Kesinlikle Ziyaret Etmeniz Gereken Karadeniz Yaylaları...

    Herkesin hayali değil midir? Gri, isli şehirlerden kurtulup doğayla başbaşa kalabileceği bir yerlere gitmek. Yeşilin her tonunun doyasıya uzandığı, özgürce akan nehirler ve duru göller. Aslında uzaklarda aramamak lazım, ruhlarınız detoks yapsın arınsın istiyorsanız, yapacağınız şey belli Karadeniz Yaylalarını ziyaret etmek...

    Birbirinden güzel yaylaları var Karadeniz in. İlk olarak Karagöl den başlıyorum, el değmemiş bir dinginliği var adeta buranın. Vahşi doğa burası ve ormanlarında yaşayan bir çok güzel canlının da evi aynı zamanda. Artvin in Borçka ilçesine bağlı Karagöl Yaylası, ciğerlerinize oksijen bayramı yaptıracak. Muhteşem manzaralara tanık olacaksınız ve o anları ölümsüzleştirmek için fotoğraf makinenizi de götürün. Yaylada konaklayabilmeniz için Orman İşletmesine ait misafirhane bulunmakta.
    Giresun ilinin Sis Dağı Yaylası ise Görele ye 40 km uzaklıkta yer alıyor ve denize yakınlığından dolayı yılın çoğu zamanı gizemli bir şekilde sisli. Milli Park olarak korunan yayla da ayrıca elektrik ve su bulunuyor. Ama asıl gitmeniz gereken zaman Temmuz aylarının 3. Cumartesileri yapılan ve her yıl gerçekleştirilen geleneksel Sis Dağı Yayla Şenlikleri. Bir çok kişinin ziyaret akınına uğrayan şenlikte bambaşka bir ortamda ve muhteşem doğa manzarasında eğlenmenin keyfini yaşayabilirsiniz.
    Bir diğer bol oksijenli yayla ise Rize nin Ayder Yaylası. Çamlıhemşin bölgesi zaten muhteşem bir doğaya sahip görülesi bir bölge Ayder Yaylası ise zaten tüm olanaklara sahip turizm açısından popülaritesi artmış bir yer. Ayder Yaylasındaki muhteşem üçer katlı taş evlerde konaklamak ve şifalı sıra kaplıcasına uğramak bence çok iyi bir fikir olacaktır.
    Ordu daki Perşembe Yaylası bir çok spora ev sahipliği yapıyor. Genelde Temmuzun birinde etkinlikler başlıyor ve sırasıyla, off road, yağlıgüreş, binicilik gibi sporlarla ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatıyor. Öyle ki Perşembe Yaylasından Evliya Çelebi dahi Seyahatnamesinde bahsetmiştir.
    Bayburt daki Kop Dağı Yaylasını ziyaret ederseniz sizi karlı bir manzara karşılayacaktır. Burada kayak merkezi de bulunduğu için hem kayak yapabilir, hem de İl Özel İdaresi nin işlettiği 112 yataklı konuk evinde konaklayabilirsiniz. Bu beyaz cennet sık çam ormanlarıyla sizi bekliyor ve Erzurum a da yakın olduğu için son derece tercih edilebilir güzel bir yer.

    Artvin Yayaylalar köyü 3200 metre yükseklikte bulunuyor. Bu bile halkın burada yerleşim sağlamasına engel olamamış. Çeşme, elektrik, sağlık ocağı bulunuyor. Altyapısı olan Yaylalar Köyüne yinede buraları bilen biriyle çıkmakta fayda var. Öyle ki Kaçkar Dağları nın vahşi yaşamı şehirden gelen ziyaretçiler için pek bir yabancı kalmakta. Ancak yol üzerindeki Altıparmak Köyüne uğrayıp tarihi Barhal Kilisesini ziyaret etmeyi unutmayın. Ayrıca bu köyde birbirinden güzel ipek halılar dokuyorlar bakmadan geçmeyin derim.
    Trabzon un Kirazlı Yaylası da Temmuz Ayındaki Ayaser Şenlikleri ile ünlü, çim kayağı yapabileceğiniz muhteşem bir doğa harikası. Sevimli yayla evleri ve renkli kır çiçekleriyle yemyeşil yaylada, yaz geceleri yıldızların ne kadar yakın ve parlak göründüğüne siz bile şaşıracaksınız...