fethiye gezilecek yerler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fethiye gezilecek yerler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Ölüdeniz Efsanesi / The Legend of Ölüdeniz

Ölüdeniz Efsanesi / The Legend of Ölüdeniz

Ölüdeniz Efsanesi

    Ölüdeniz ismi verilen koya denizden dar bir boğaz ile girilmektedir. Boğazın iki yanındaki sarp yamaçlar ise çam ağaçlarıyla kaplıdır. Bu nedenle görülmesi oldukça zordur.
    Açık denizden doksan derecelik bir dönemeçle ak bir kumsala varılır, daha sonra da döne döne bir göl görünümündeki koya girilir. Yörede bu şaşılası yere dair şu Ölüdeniz Efsanesi anlatılır;

    Balıkçılıkla geçinen bir baba-oğul günün birinde bu sarp kayalar karşısında fırtınaya tutulur. Oğul, kayalıklara yaklaşırsa, bir koya sığınabileceklerini söyler ve karaya yaklaşmaya başlar.
    Babaysa kayalıklara çarpmaktan korkmakta, burada koy olamayacağını yineleyip durmaktadır. Aralarında tartışma çıkar. Baba, tam kayaya çarpacaklarını sandığı an, bir kürek vuruşuyla oğlunu denize yuvarlar.
    Dümene geçtiğinde bir de bakar ki deniz dönerek dümdüz bir koya açılmakta. Koya girer ama yıkılmıştır. Oğlunun acısıyla o da canına kıyar.  
    Söylenenlere göre Ölüdeniz'in çevresinde insan yüzünü andıran bir kaya vardır. Bu kaya, oğlanın taşlaşmış başıdır.
    Fırtınalı havalarda "buraya gelin" diyerek denizcilere yol gösterir.


The Legend of Ölüdeniz

    The lagoon called Ölüdeniz is entered from the open sea by a narrow strait. The steep slopes on both sides of the strait are covered with pine trees and therefore cannot be noticed easliy. A ninety-degree bend gives access to the white sands from the open sea and then further bends are taken to reach the lagoon. The following legend accompanies this bewildering location:

    A father and a son, both fisherman, are caught in a storm near these steel rocks. The son claims that if they come near these rocks, they can take refuge in a bay and starts approaching the land. On the other hand, the father is concerned that they would hit the rocks and insists that there could be no bay here.
    They start arguing. Just as they are about the crash, the father hits the son with the oar who falls into the sea.
    He takes the wheel and suddenly notes that the sea is opening into a perfectly smooth bay. The ship is saved but he is heartbroken. Overwhelmed by the death of his son, he kills himself. 
    According to the legend, there is a rock at the entrance of Ölüdeniz lagoon which resembles the face of a man. This the son's head turned into stone. During stormy days, he beckons sailors to the safety of the lagoon. 

14 Şubat 2015 Cumartesi

Fethiye nin, Göcek Koylarında Kamp Tavsiyeleri...

    Fethiye nin güzellikleri, muhteşem yerleri yazmakla da gezmekle de bitmek bilmiyor. Aslında ülkemizde böyle yerler olduğu için çok şanslıyız ama keyfini bizden fazla yabancı turistlerin çıkartması da insana bir nebze dokunmuyor değil.
   Dalaman ilçe sınırda bulunan ve birbirinden güzel koylara sahip bu mahalle ismini, halkın göç olacağı zamanı hadi göçek şeklinde ifade etmesi ile zamanla Göcek halini aldığı söylenir.Yoğun bir yat trafiğine sahip belde de mavi yolculuklar yapılıyor burası da çıkış ve varış noktası olduğundan dolayıdır ki çok yoğun.
   Göcek in koylarını mutlaka ziyaret etmelisiniz. Yemyeşil mis kokulu çam ağaçlarının sarmaladığı berrak masmavi sular buraya gelen turistleri kendilerine öyle hayran bırakıyor ki seneye tekrar gelenler mi ararsın yoksa hemen şuralardan bir ev alalım yerleşelim diyenler mi öyle çok ki. Tenha koylar bulabilirsiniz çadırlarınızla, teçhizatlarınızla gelin, yiyeceğinizi ve içeceğinizi de alın; huzurla mavi suların buluştuğu yerde Göcek te gün batımında kampınızda keyif yapın.
   Eğer çadır kampçılığından hoşlanmıyorsanız Göcek Beldesinde 42 tane tesis yer alıyor, bunlardan çoğu otel diğerleri dağılımına göre, apart otel,
butik otel, tatil köyü şeklinde her zevke ve bütçeye hitap eden konaklama yolları mevcut.
   Göcek eski bir Likya yerleşim yeri, ancak günümüze çok az tarihi yapı kalmış bir çoğunun ise yerleri tam tespit edilemediğinden kazı çalışmaları da yapılmamış. Antik Likya döneminin yazarları yerlerinin konumlarından yazılarında tam olarak bahsetmemiştir bu da günümüzde kazı yapılacak alanları bulmakta zorluk oluşturuyor. Nispeten koylarda ve Fethiye yolunda o dönemlere ait kaya mezarlara ve anıt mezarlara rastlanabilir, hamam da görülebilir. Ve Tersane Adası üzerinde gerek yakın döneme, gerekse antik döneme ait kalıntıları görmek mümkündür.
    Kapıdağ Yarımadası na Göcek üzerinden tekne turlarıyla gidip, Krya, Lisai, İydai antik kentlerinin kalıntılarını gezebilirsiniz. Aslında bu antik kentlerde kazılar yapılsaydı birçok antik kalıntıya ulaşılabilirdi fakat ulaşım zorluğundan dolayı sadece günümüze doğal olarak ulaşılmış kısımları görebiliyoruz.
    Göcek koylarından en popüler olanlardan biri mavi tur için çıkıldığında uğramadan geçilmeyen Hamam Koyu. Suyu bir akvaryum kadar temiz ve mavi olan bu koy iskelenin yanında yarısı sular altında kalmış Bizans Manastırına ev sahipliği yapıyor, günübirlik teknelerinde çok demirlediği bu koy gözde yerlerden.
   Biraz nostaljik bir koy alan Taşyaka Koyu ise diğerlerinden farklı olarak çakıllı plajı, sıra sıra salaş balıkçı lokantaları ve ahşap iskelesi ile çok şirin. Ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu bu koyu 1970 li yıllarda arkadaşlarıyla beraber gezmeye gelmiş ve doğallığına, manzarasına hayran kalıp, bir kaya üzerine balık resmi yapmasıyla bundan sonra hep Bedri Rahmi Eüboğlu adıyla anılmış. Burayı ziyaret ederek bu güzel anıyı yerinde canlı olarak görmek ve muhteşem denize karşı balık yemek harika olabilir.
   Son olarak Yavansu Koyunu buralara kadar gelmişken mutlaka görün derim çünkü tropikal iklim denizlerine taş çıkartacak türden su altı zenginliğine sahip, sessiz, sakin, huzur dolu bir yer.