19 Şubat 2015 Perşembe

Medeniyetler Beşiği, Diyojenin Şehri; Sinop

    Geçmişinde; Amazonların Kraliçesi Sinova ile denizci olan Argonotlar a dek uzanan ve ünlü felsefeci Filozoj Diyonjen in büyüdüğü topraklar Sinop; Doğası, kültürel ve tarihi zenginlikleri ile Karadeniz in hem en modern şehirlerinden biri hem de geleneksel değerlerini de koruyabilmiş yapıda bir yer, tüm gezginlerin, görmesi gereken bir güzellik.
    Felsefe ile haşır neşir olun ya da olmayın Filozof Diyojen in ismini "Gölge etme başka ihsan istemem" sözü aracılığıyla duymuşsunuzdur veya bu sözü duymuşsunuzdur işte söyleyen kişi Sinop lu filizof Diyojen. Parayı çok seven ve kuyumculuk mesleği ile uğraşan ve parayı sevmesinden ötürü de kalp şeklinde para basan bir babanın oğlu Diyojen.
   Diyojen in hikayesi; M.Ö. 411 de Sinop da doğması ile başlamış. Babası sahtekar olduğu için Atina ya sürülen Diyojen, bu güzel kentten de koparılıp götürülmüş. Atina da hayalindeki hayatı bulamamış ve Sinop u bir türlü unutamamış. Anadolu nun kuzey yönündeki İnce Burun a, doğu tarafta bağlanan Boztepe Burnu berzahında bir kale-şehir niteliğinde kurulmuş ve tarih yönünde her açıdan gelişmiş Sinop, hem sıradan bir karadenizli hem de bakir el değmemiş plajları ve doğası ile adeta bir Akdenizli. Şehir tarihi süresince kale dışına pek taşmasa da tam bir liman kenti olma özelliğini koruyor.
    Berzahın kuzey doğusundaki liman fırtınalara göğüs gerecek derecede açıklıkta ve denizcilik açısından aslında kullanışlı değil ancak, Antikçağ da en çok bu liman kullanılmış. Yarımadanın güney yönünde uzanan iç taraftaki liman rüzgarlara kapalı ve korunaklı sakin denizi ile Karadeniz için en önemli limanlardan biriymiş. Liman tarihi boyunca pek çok uygarlığa hizmet etmiş çok çeşitli ve canlı günler geçirmiş, şimdilerde o günlerden günümüze dek uzanan pek çok sur kalmış buralarda. Antik Çağ dan bu yana yoğun ve değerli bir kültürel ve ticari hayata sahip Sinop, bu özelliğini Bizans, Selçuklu, Candaroğlu ve Osmanlı yönetimlerinde de göstermiş, ayrıca tarihi dokusu korunmuş kalesi ve muazzam tersanesi ile de önemli askeri üslerden olmuş.
    Şehrin ismine dair birçok rivayet var birkaçı ise şöyle; Sinope ırmak tanrısı Osopos un dünyalar güzeli kızıymış. Ve çok mutlu bir yaşamı varmış. Bir gün yüce Tanrıları Zeus onu görmüş ve aşık oluvermiş. Sinope yi yeryüzünde en sevdiği kıyılardan biri olan Karadeniz in cennet misali yemyeşil kıyılarına bırakmış. O günden sonra bu yerleşim yeri güzel Sinope nin ismi ile anılmaya başlanmış ve ismine Sinop denmiş.
    Tarihi Dokusu
    İsmi nereden gelirse gelsin, doğal ve tarihi yapısını hiç bozulmadan koruyabilen bu kent M.Ö. 4500 yılından beri bir çok uygarlığa yuva olmuş ve bu medeniyetlerin izlerini bir bir üzerinde taşıyor. Bu şehri adım adım gezerek sevdiklerinize buraya dair hatıralar alıp, hediye edebilirsiniz. Şehrin merkezinde yer alan Sinop Müzesi içerisinde Sinop da ve çevresindeki kazılar esnasında bulunan Prehistorik, Helenistik, Bizans ve Roma dönemi eserleriyle değerli ikonlar ziyaretçiler için sergileniyor. M.Ö. 7. yüzyılda şehri düşmanlara karşı koruma amaçlı olarak yarımadanın tepesinde kurulan Bizans, Roma ve Selçuklular döneminde restore edilip yenilenen Sinop Kalesi tüm heybetiyle günümüzde de ihtişamını koruyor. Sinop Kalesi 2050 metre uzunluğunda , 25 metre yüksekliğinde ve geniliği de 3 metre civarında. Deniz kıyısını tepeden izleyen bir tarih gözlemcisi gibi dimdik ayakta. Kale geziniz esnasında nefes kesici bir manzara ile karşı karşıya geleceksiniz.
    Kilise ve cami Sinop da yanyana buna hiç şaşırmayın bunca yaşanmışlık ve tarih süresi boyunca Balatlar Kilisesi ve Alaaddin Cami birlikte bu yaşanmışlığın en önemli iki şahidi. Balatlar kilisesinin içi ayrı güzel, frekslerle süslenmiş, günümüzde kişiye özel olan bir arazi üzerinde yer almakta. Alaaddin Cami ise 5 kubbesi ve şadırvanı ile apayrı bir güzellikte.
    Türkiye nin En İyi 10 Plajından Biri Burada
   Hani ne denli Karadenizli ise Sinop bir o kadarda Akdenizli olduğunu söyledim ya işte; Türkiye nin en iyi on plajı içinde bulunan siyah volkanik kumlarıyla ün yapmış ve tertemiz mis gibi deniz ile Korucuk ve Mobil Mevkii, deniz, orman, göl ve muhteşem Sarıkum ile volkanik kumuyla Karakum plajları, hem doğayı hem de huzuru arayan gezginlerin buluşma noktası. Kafa dinleyebileceğiniz, kim bilir Karadeniz in koynunda belki birkaç şey karalayabileceğiniz muhteşem huzurlu bir yer burası.
   Birde Sinop a gelmişken görmeden dönmemeniz gereken zamanında pek çok ünlünün yattığı, çoğunun anı ve şiirlerine konu olan Sinop Cezaevi; "Dışarıda deli dalgalar, gelip duvarları yalar..."
   Şehre Özgü Birbirinden Güzel Lezzetler
   Sinop balıkçılığın kenti. Burayı balıktan balıkçılıktan ayrı düşünmek imkansız. Eğer balıkçılık hobiniz varsa size burada yapılacak bir etkinlik daha çıkmış oluyor, tekne kiralayabilirsiniz. Ancak balıkçılığın yanı sıra Sinop mutfağında tahıl ürünleri, kış sebzeleri çoğunlukla görebileceğiniz gibi, yemeklerinizde kestane ve ayva gibi meyvelerde görmeniz mümkün. Yanında Pilaki ve mısırla yapılmış çoğu yiyeceği görmeniz mümkün mesela, mısır çorbası, mısır pastası, mısır tarhanası gibi.
    Sinop un el sanatları da bir hayli gelişmiş halde bu güzel el yapımı ürünleri Sakarya Caddesi nin arkasında yer alan Pervane Medresesi içindeki dükkanlarda bulabilmeniz mümkün. En ünlülerden biri de el işi, sapı geyik boynuzu ve gül ağacı kökünden yapılan bıçaklar. Çok çeşitli bıçaklarda var mutfak için av için v.b.
    Yolunuz Karadeniz e düşerse 2-3 gününüzü de Sinop a ayırın çok beğeneceksiniz, hatta yazın gittiyseniz muhteşem plajlarını da kesinlikle ziyaret edin...

1 yorum:

  1. Kuzeyin en uç noktası hırçın çocuğu Sinop çok güzel yazı elinize sağlık..

    YanıtlayınSil